Aman, dijital itibarınız yerlerde sürünmesin!

Blog > Haberler > Aman, dijital itibarınız yerlerde sürünmesin!
Aman, dijital itibarınız yerlerde sürünmesin!
İtibar deyince hepimizin aklına birden çok kavram geliyor değil mi? Bahse gireriz ki aklınıza ilk gelenler saygınlık, prestij ve güvenilirlik oldu. Ardından da büyük olasılıkla nam, ün, şan, şöhret gibi kavramlar geldi. Hiçbirisi yanlış değil ancak kendi başına itibarı oluşturacak kadar yeterli de değil.

“Yeter bu kadar laf kalabalığı, itibarı sizden öğrenecek değiliz!” dediğinizi duyar gibiyiz ama asıl meseleye gelmeden önce neden bahsettiğimizi iyi anlamamız lazım. Çünkü aslında çoğumuz kendi dijital itibarını çok önemsiyor, arttırmak için bir yerlerini yırtıyor, artıramadığımızda da fenalıklar basıyor. Biz de Adversion olarak birçoğumuzun pek konuşmadığı ama kapalı kapılar ardında hayat memat meselesi yaptığı bu dijital itibar konusunu masaya yatırmak ve birkaç kelam etmek istiyoruz.

Kabul edelim birkaç sene öncesine kadar bir konuyu, bir kişiyi veya bir markayı merak ettiğimizde önce etrafımıza sorardık. Çevremizden tatmin edici bir cevap alamadığımız zaman internete bakardık. Fakat devir değişti, dünya tersine döndü ve internet ilk güvendiğimiz kaynak oldu. Artık bir şeyle ilgili bilgi almak istediğimizde önce Hz. Google’a danışır olduk.

Google’a lafımız yok o işini yapıyor. Dijital itibarımızı tehdit eden nokta internete bilgi yüklemenin her yerden ve herkes tarafından yapılabilmesi. Bu da internetteki içeriği kontrol etmeyi zorlaştırıyor. Yani Tokyo’da yaşayan Maduro yönettiği porno sitesinde küçük bir imla hatası yaparak başkasının adını yazacağına sizin adınızı yazdığında ve internette sizin adınız arandığında bu porno sitesi de sonuçlarda çıkıyor. Durum buyken isminizi Google’layan kişilerden birisi iş görüşmesine gideceğiniz şirketin insan kaynakları personeliyse kariyeriniz tehlike altına girebiliyor.

Tabii ki saygınlığınız bir arama sonucuyla yerle bir olmaz ama sizin hakkınızda birçok olumsuz içerik paylaşılmışsa işte o zaman yandınız demektir. Çünkü günümüzde kamuoyu eşittir internettir ve “Beni bilen bilir” tripleri dijital alemde suya yazı yazmak gibidir.

Tüketiciler kolay kolay affetmez
Şu ana kadar sadece bireyler üzerinden konuştuk ama itibar konusuna daha fazla dikkat etmesi gereken birileri varsa o da sanırız ki markalar. Çünkü bugün tüketiciler markayla ilgili hoşnut olmadığı veya ona katlanamadığı noktaları internette paylaştığı anda tüm dünyanın haberi oluyor. Tüketicilerin birbirlerinden ne kadar etkilendiğini söylememize bile gerek yok herhalde. Bunun yanı sıra markanızın sosyal medyada yapacağı yanlış bir hareket veya yanlış bir söz de satışlarınızı büyük oranda düşürebilir ve marka kimliğine büyük zarar verebilir.

İşte size dijital itibarın ne kadar önemli olduğunun 3 kanıtı:
- Deloitte’un yaptığı bir araştırmaya göre Fortune 500 listesindeki şirket yöneticilerinin %58’inin dijital itibar yönetiminin önemine inandığı ortaya çıkmış.
- 2008 XChange Paneli’nde yapılan ankete göre, pazarlama profesyonellerinin %84’ü güven oluşturmanın gelecekteki pazarlama faaliyetlerinin merkezinde olacağını, çoğu pazarlama profesyoneli de satışı gerçekleştiren en önemli şeyin markaya duyulan güven olduğunu belirtmiş.
- Pew Statistics’in yaptığı bir araştırmaya göreyse 5 kişiden 4’ü alacakları ürün veya hizmetle ilgili tavsiyeleri sosyal medya aracılığıyla aldıklarını belirtmiş.

Tüm bu verilerden çıkarttığımız sonuç şu ki ya sanal dünyada nasıl davrandığınıza çok ama çok dikkat etmelisiniz ya da bu hassas meseleyi Adversion gibi dijital itibar yönetiminde uzman bir ajansa bırakmalısınız.

Dönüşü olmayan hatalar...
Bazı şeyler vardır. Bir kere yaptınız mı geri dönüşü olmaz. Mesela bir yünlüyü 60 derecede yıkamak veya üniversiteye giriş sınavında kodlarken satır kaydırmak gibi… İşte sosyal medyada yapılan hatalar da böyledir. Bir kere olan oldu mu özür dileseniz bile yaptığınız hata kayıtlara geçer ve kitlenizin hafızalarında bir hayal kırıklığı olarak kalırsınız. İbreti alemlik 4 sosyal medya kazasını sizlerle paylaşıyoruz.
Burger King Fotoğraf Kazası
Burger King çalışanlarından biri patronuna ve Burger King’e bir sebepten çok kızmış olacak ki marul kutularının üzerine bastığı fotoğrafı sosyal medyada paylaştı. Bu görüntü kısa bir süre içinde Burger King’de 'Yediğiniz Marul' başlığıyla haber oldu. Yöneticiler fotoğrafı çeken kişiyi bulmuş ve cezalandırmış olsa da markanın imajı çoktan zedelenmişti…
KitchenAid Vakası
2012’nin Ekim ayında ABD’de başkanlık seçimleri devam ederken KitchenAid’in resmi Twitter hesabından
“Obama’nın anneannesi bile bunun kötü olacağını biliyordu. Torunu başkan olmadan 3 gün önce vefat etti.”

yazılı Obama’yı aşağılayan bir tweet atıldı. Bu tweet hemen silinse de gören birkaç kişi tarafından hemen sosyal medyada paylaşıldı. Kriz, KitchenAid CEO’su tarafından atılan bir özür tweetiyle hafifletilmiş olsa da kullanıcıların çoğu KitchenAid’i bir daha kullanmayacaklarını dile getirdi.

Kenneth Cole Hashtag Gafı
Sosyal medyada en çok yapılan hatalardan birisi de gündemdeki ciddi sosyal ve politik olayları konuşmak için açılan hashtagleri kendi reklamını yapmak için kullanmak. Bu yöntem bazen işe yarasa da bazen kaş yaparken gözü çıkarabiliyor ve genellikle ucuz bir yöntem olarak algılanıyor. Kenneth Cole, Mısır’da Arap Baharı sırasında #Kairo hashtagini kullanarak şöyle bir tweet attı ve tüm dünyada dalga dalga yayılan bir tepkiye neden oldu.
Bürge Örkmez
The author: Bürge Örkmez
Okunacak yorum yok